Kadriyoloji Branş Değerlendirme | TUS'un KarakuTUSu
logo
Kadriyoloji Branş Değerlendirme
28th March 2021 By TUS'un KarakuTUSu
blog

Kardiyoloji branşını kimler yazmalı, kimler yazmamalı?

Kardiyoloji gerek yoğun bir branş olması gerekse de insan sağlığı üzerine hayati düzeyde ince ve hassas dokunuşlar yapması nedeniyle hekimlik mesleğinin merkezinde yer alan çok önemli branşlardan biridir. Nasıl ki kalp vücudun merkezindeyse kalp hastalıklarıyla uğraşan kardiyoloji de birçok kliniğin merkezi konumunda yer alır. Bu sebeple kardiyolog olmayı düşünen birinin bu işi icra ederken büyük bir özveri, sabır ve dikkat ortaya koyması gerekmektedir. Çabuk yorulan, hızlı ve etkili karar verme becerisi olmayan ve özensiz hareket eden birinin bu mesleği sürdürmesi pek mümkün değildir.

Kardiyoloji branşının Türkiye’deki ve dünyadaki geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kardiyoloji hem invaziv hem de non invaziv bir branş olduğundan tedavi seçenekleri çok çeşitlidir. Yaklaşık 20 yıl kadar önce invaziv kardiyolojide sadece metal stentlerden ve basit programlı pillerden konuşurken günümüzde damar içinde zamanla eriyebilen stentlerden, cerrahi gerektirmeyen kompleks invaziv koroner girişimlerden, çok programlı MR uyumlu pillerden, ameliyatsız arteryel yolla yapılan kalp kapak değişimlerinden, kalp deliklerinin (ASD, VDS, PDA) perkutan yolla kapatılmasından, ritm bozukluklarının üç boyutlu haritalama yöntemiyle ablasyon tedavisinden ve daha bir çok invaziv yöntemden söz etmekteyiz.

Tüm bu tedavi yöntemlerinin hemen tamamı ülkemizde de başarılı bir şekilde yapılmaktadır. Ayrıca medikal tedavi seçenekleri de aynı parallelikte ilerlemektedir. Son yıllarda gerek aritmi alanında gerekse de kalp yetmezliği ve koroner arter hastalıkları alanında çığır açıcı ilaç tedavileri geliştirilmiştir. Bu açıdan bakıldığından kardiyoloji branşının gelişen teknoloji ile birlikte kaçınılmaz bir şekilde sürekli ileriye gideceğini söyleyebiliriz.

Değişen sağlık politikalarının kardiyoloji branşına etkileri hakkında ne söylemek istersiniz?

Son yıllarda özellikle sigarayla mücadeleye yönelik etkili ve olumlu sağlık politikalarının kalp hastalıklarının prevalansında azalmaya yol açacağını öngörsek de pratik anlamda günümüzde henüz çok ciddi bir iyileşmenin görüldüğünü söyleyemeyiz. Bu yolda atılacak daha çok adımın olduğu aşikardır.

Kardiyoloji branşının en sevdiğiniz, sizi tatmin eden özelliği ve sevmediğiniz, sizi nefret ettiren özelliği hangisidir?

Bu branşın hiç şüphesiz en sevdiğim özelliği akut MI ile gelen ve hayatı pamuk ipliğine bağlı olan bir hastaya yapılan bir müdahale ile hastanın neredeyse tamamen sağlıklı bir şekilde 3 gün içinde evine dönmesidir. En sevmediğim özelliği ise sanırım yine sevdiğim bir özelliğinden geliyor. Kalp krizi korkusuyla non kardiyak ağrısı olan çok sayıda hastanın poliklinikleri gereksiz yere meşgul etmesi ve ciddi bir poliklinik yükü oluşturmasıdır.

Kardiyoloji branşına toplumun bakış açısı ne yönde? Bu bakış açısı sizin çalışma şartlarınızı iyi ya da kötü yönde etkiliyor mu?

Toplumun bakış açısı tabi ki olumlu yöndedir. Kardiyoloji, toplum içinde mutlak saygınlığı olan bir bölümdür. Bu olumlu bakış açısı sizi çoğu zaman yorsa da olur olmadık zamanlarda çevrenizden hasta konsültasyonları olsa da genelde bu tür çıkışları normal karşılıyorsunuz.

Kardiyoloji branşına diğer branşların bakış açısı ne yönde? Bu bakış açısı sizin çalışma şartlarınızı iyi ya da kötü yönde etkiliyor mu?

Kardiyolojinin diğer branşlar arasında saygınlığının ve ciddi bir ağırlığının olduğunu söyleyebilirim. Kalp gibi hayati bir organla ilgili son sözü siz söylediğinizden dolayı genelde diğer branşlar görüşlerinize oldukça önem veriyorlar. Ancak bu durum, bizim çalışma şartlarımızı ne yazık ki genelde kötü olarak etkiliyor. Çünkü konu kalp olunca kimse riske girmek istemiyor. Önemli veya önemsiz her konuda sizin fikrinizi alabilirler. Bu da bizim iş yükümüzü önemli ölçüde arttırıyor.

Kazancınızdan memnun musunuz? EAH – Üniversite arasında kazanç farklılığı oluyor mu?

Kardiyologlar, Türkiye’deki birçok hastanede genelde ortalamadan veya ortalamanın biraz üzerinden döner sermaye almaktadırlar. Tabi ki bu durum hastanenin yoğunluğuna ve hastanedeki hekim sayısına bağlı olarak bölgeden bölgeye farklılıklar gösterebilir.
Branşın yoğunluğu ve ortaya konan risk göz önüne alındığında aldığımız paradan çok memnun olduğumuz söylenemez. Hele ki döner sermayenin az olduğu veya hiç verilmediği hastanelerde durum daha vahimdir. Döner ve nöbet ücretleri ve bazı bölgelerde sözleşme kadrosu da olduğu düşünüldüğünde gelir olarak EAH, üniversite hastanelerinden bir adım önde gibi görünmektedir. Tabi bu durum da bölgeden bölgeye üniversiteden üniversiteye değişmektedir.

Çalışma koşullarının ve sürelerinin insan haklarını ihlal edecek noktada olduğunu düşünüyor musunuz?

Kesinlikle düşünüyorum. Özellikle tek uzmanın olduğu ilçe hastanelerinde şartlar ne yazık ki hiç insani değil. Tek hekimin icapçı olduğu ilçelerde 24 saat aranabilme durumunun olması nedeniyle uyumak, sağlıklı dinlenmek gibi temel insani ihtiyaçlarımız çok kolay ihlal ediliyor. Bu durum periferde çalışan uzmanları oldukça zor bir duruma sokuyor. Ayrıca yoğun poliklinik mesaileri ve kapasitenin çok üzerinde hasta sayısı da sağlığımızı önemli ölçüde yıpratıyor.

Kendinize ve sevdiklerinize ayıracak zaman bulabiliyor musunuz?

Evet her ne kadar yoğun, yorucu ve stresli bir bölüm olsa da tabiki sevdiklerimize ve hobilerimize zaman ayırabiliyoruz.

Koşulların kötü olduğunu düşünüyorsanız nasıl düzeltilebilir?

Mevcut koşullar, alanında yetkin ve deneyimli isimlerin tavsiyelerine uyularak yapılacak iyileştirmelerle düzeltilebilir. Her branşta hekimlerin özlük haklarının genişletilmesi ve bu alanda yasal düzenlemeler yapılması, bölgelere göre bariz bir şekilde değişen gelir eşitsizliğine makul çözümler getirilmesi ve özellikle periferde uzman kadrolarının arttırılarak hekimleri yıpratan yoğun mesai yükünün azaltılması çözüm bekleyen başlıca konulardandır.

EAH ve üniversitede alınan eğitim ya da hasta çeşitliliğinin fark yaratacağını düşünüyor musunuz? Araştırma imkanları mevcut mu? Yurtdışı değişim ya da araştırma olanakları var mı? İzin veriliyor mu?

Bu konuda vereceğim cevap belki biraz klişe olacak ama eğer hekim, pratikliğini ve özellikle cerrahi ya da invaziv branşlarda el becerisini geliştirmek istiyorsa EAH; teorik bilgiye hakimiyet ve daha çok hasta çeşitliliği istiyorsa üniversite hastanelerini seçmelidir. Kardiyoloji için de bu durum geçerlidir. Özellike üniversite hastanelerinde araştırma imkanları, haftalık seminer ve bilimsel toplantı aktiviteleri daha fazladır. Her üniversitenin her branşında olmasa bile belli bazı bölümlerde yurtdışı eğitim ve rotasyon seçenekleri de vardır. Bu konuda hekimin bireysel çaba ve azminin yanında ilgili bölümün anabilimdalı başkanının hekimi teşvik edici ve kolaylaştırıcı bir duruşunun da olması gerekir.

Branşı seçerken hangi şehirde bulunduğu kayda değer bir önem taşıyor mu?

Bence şehir faktörü önemli. İhtisas için hekimi hem sosyal olarak hem de bilimsel olarak ileriye götürecek bir şehir tercihi yapılması gerekmektedir.

ASİSTANLIK

Asistanlık kaç senede tamamlanıyor? Kaç asistan var? Her sınav dönemi için kadro açılıyor mu?

Kendi ihtisas yerim (Dicle Üniversitesi) için konuşacak olursam bizde 4 senede tamamlanıyor. Bazı yerlerde olduğu gibi asistanlığı keyfi uzatma durumu yok. Ben bitirdiğimde 9-10 civarı asistan vardı ve bu sayı bize yetmiyordu. Bölümü güç bela çeviriyorduk ve nöbetler de fazlaydı bu yüzden her dönem bize asistan kadrosu açılırdı. Fakat son birkaç sınavda yerleşen asistanların bazıları ya hiç başlamadı ya da başlayıp istifa ettiler. Bu da bizi oldukça sıkıntıya sokmuştu.

Kaç nöbetle başlanıyor? Nöbetler ne zaman azalmaya başlıyor? En kıdemli kaç nöbetle bitiriyor? Yeni başlayan asistanın ayda kaç boş hafta sonu oluyor?

Yeni başlayanlar ilk ay günaşırı nöbet, 4.aydan itibaren bir yıla kadar ayda 10 nöbet tutuyor. Birinci yıldan sonra asistanların da gelmesiyle birlikte genelde nöbetler azalmaya başlıyor. En kıdemli genelde 4 nöbetle bitiriyor. Yeni başlayan asistanın ilk 6 ay, iki ayda bir boş hafta sonu oluyor 6.aydan itibaren ayda bir boş hafta sonu oluyor. Nöbetler en az 2 kişi tutuluyor.

Yeni başlayan asistan nereden başlıyor? Servis, yoğun bakım, poliklinik, eko, vs. rotasyonları nasıl?

Yeni başlayan asistan ilk bir yılda servis ve yoğun bakımda dönüşümlü olarak çalışıyor. 1. yıldan sonra bir ay ekokardiyografi polikliniği de yaptıktan sonra normal poliklinik, konsültasyon ve anjiyoda çalışmaya başlıyor. 1 yıl yoğun bakımda, 1 yıl klinikte, 6 ay dahiliye rotasyonunda geri kalan sürede de poliklinik, eko, anjiyo, konsültasyonda çalışıyor. 6 aylık dahiliye rotasyonu genelde asistanlığın son 6 ayında yapılıyor.

Giriş-çıkış saatleri nasıl? Asistan görevi dışında ekstra mesai beklentisi var mı?

Çalışılan yere göre değişmekle birlikte genelde sabah saat 8’de mesaiye başlanıyor. Yine çalışılan yere göre saat 16-17 arası çıkış yapılıyor. Çok anormal bir durum olmadığı sürece çıkışlar 17’den sonrayı bulmaz. Asistan görevi dışında ekstra mesai beklentisi yok.

Son 2 yıl içerisinde istifa eden oldu mu? Neden istifa etti?

Son 2 yıl içerisinde başlayan 2 arkadaş istifa etti. 2 arkadaş da yerleşmelerine rağmen hiç başlayış yapmadılar. Gerekçe çoğunda aynı: Yoğunluk, stres, iş yükü, beklentileri karşılayamama, vs…

Asistan ortamı nasıl? Asistanlar arası mobbing var mı?

Asistan ortamımız gayet iyiydi. Kesinlikle asistanlar arasında mobbing yoktu. Öncelikler ve haklar kıdeme göre şeffaf bir şekilde belirleniyordu. O yüzden asistanlar arasında ciddi sorunlar genelde olmazdı.

Kıdem tanımınız nedir? Realitede kıdem nasıl işler?

Kıdem çalıştıkça ve zaman ilerledikçe asistan hekimin elde ettiği ayrıcalıktır. Gerçekte ise kıdem bazen hocaların gölgesinde kalabilmektedir. Hocaların verdiği yetkiyle kıdemli asistan birtakım ayrıcalıklara sahip olabilmekte bazen de hakları kısıtlanabilmektedir. Özellikle cerrahi branşlarda bu durum biraz daha göze çarpmaktadır. Mobbing uygulanan yerlerde kıdemden söz etmek mümkün değildir.

Asistan hoca ilişkisi nasıl? Hocaların asistanlara yönelik mobbingi mevcut mu? Hocalar belirli ve düzenli periyotlarla ders anlatıp seminer düzenliyor mu?

Bizim bölümde asistan hoca ilişkisi genel olarak iyiydi fakat son yıllarda gerek asistan sayısının artması gerekse de özel hasta bakan hocaların hasta sayılarının artmasıyla asistan arkadaşların ciddi manada yoğunluk ve iş yükü stresi mevcuttu. Bu durum sık sık hocalarımıza bildirilmesine rağmen köklü ve yapıcı çözümler getirilemedi. Ancak bu durum bizim bölümde mobbing gibi bir sürece neden olmadı çünkü asistanların hocalarla iletişimi iyiydi ve sorunlar olduğu zaman en azından hocalar bizi dinleyip çözüm yoluna gitme konusunda adımlar atıyorlardı. Yoğun iş yüküne rağmen hem hocalar hem de asistanlar her hafta sırayla seminer ya da makale günleri düzenlemekteydiler. Bu durum hala devam etmekte.

Yıllık izin, akademik izin haklarını kullanabilme durumu nedir? Yeni başlayan asistan ilk sene yıllık izin kullanabiliyor mu?

Her asistanın yıllık 20 gün resmi izin hakkı mevcuttur ve hocalar bunun kullanılması noktasında asistanlara yardımcı oluyorlar. Yeni başlayan asistanlar genelde birinci yılın sonunda yıllık iznini kullanabiliyorlar. Yeni başlayan asistanın önceden yıllık izin hakkı varsa o izin hakkını kullanmasına müsaade edilmiyor. Kongreler ya da bilimsel toplantılara katılım hakkı elde edildiğinde ise anabilimdalı başkanımız akademik izin konusunda asistanlara herhangi bir problem çıkarmıyor.

Hastanenin bulunduğu şehir nasıl? Güvenli mi? Gece tek başına eve dönmek riskli mi?

Diyarbakır son derece güzel ve yaşanabilir bir şehir olup asistanlık için ideal. Güven konusunda herhangi bir sıkıntı yok ancak tabi her ilde olduğu gibi Diyarbakır’da da gece tek başına gidilmesi doğru olmayan bazı muhitler var. Fakat genel anlamda hiç bir sıkıntı yoktur güvenle seçilebilir. Kira ücretleri uygun muhitlerde 1000-2000 tl arasında değişiyor. Ancak istenilen düzeyde kiralık ev bulabilmek bazen zor olabiliyor.

UZMANLIK

Uzmanlıkta branşın avantajları/dezavantajları nelerdir?

Avantajları arasında hem majör cerrahiden ve komplikasyonlarından uzak olup hem de ortalama bir cerrahi branştan daha fazla mesleki tatmin hissi sağlama konusunda eşsiz branşlardan biri olmasıdır. Kardiyak hasta profili nettir ve doğru anamnez ve dikkatli bir değerlendirme ile diğer hastalarla karışma ihtimali düşüktür. Kardiyak hasta, uygulanan tedaviden hızlı ve dramatik bir cevap alır. Dezavantajları ise riskli bir branş olup acil hasta sayısı fazladır. Her ne kadar uygulanan tedaviden hızlı fayda görseler de hastaya tedavinin uygulanmaması ya da geç uygulanması halinde ciddi sonuçlar doğurur ve hekimi sıkıntıya sokar. Gecenin her saatinde aranma ihtimali vardır. Kalp yetmezliği gibi kronik hastaların son dönemlerinde hayat kalitesi ciddi manada bozulduğundan hastaneye yatışlar ve polikliniğe başvuru sayısı fazladır.

Branşın özel bir alana yönelme ya da yandal koşulları nelerdir?

Kardiyolojinin invaziv kardiyoloji, elektrofizyoloji, kardiyak görüntüleme, pulmoner hipertansiyon, doğumsal kalp hastalıkları gibi özelleşmiş yandalları mevcuttur. Bu yandalların direk sınavlı geçişleri yoktur. Hekim dilediği takdirde bu alanların herhangi birinde kendini geliştirebilir ve bu alandaki hastalara bakabilir.

Özelde çalışma ya da klinik açma imkanları mevcut mu?

Hemen her branşta olduğu gibi kardiyolojide de hem özelde çalışmak hem de özel muayenehane açmak mümkündür. Özellikle yukarıdaki yandalların herhangi birinde kendini geliştiren uzmanlar, özel hastanelerde kolaylıkla yüksek meblağlarda çalışma teklifleri alırlar.

Zorunlu hizmet ne kadar sürüyor?

Diğer branşlardan bir farkı yok. Atandığınız il/ilçeye göre 350-550 gün.

Kardiyoloji uzmanlığının çalışma koşulları, maddi gelir, mesleki tatmin, hasta profili açısından merkezi ve perifer şehirlerde temel farklılığı nedir?

Çalışma koşulları duruma göre değişebiliyor. Eğer periferde tek hekimseniz işiniz merkezdeki herhangi bir hekimden daha zordur. Her gün poliklinik yapmak, tek hekim olarak icap tutmak, yatan bütün hastalara bakmak tek çalışan bir hekim için oldukça zor ve yıpratıcıdır. Diğer taraftan merkezdeki hekimin de işi özellikle nöbetlerde zordur. Gecenin her saatinde gelebilecek MI hastasına her an hazırlıklı olmak zorundadır. Ancak invaziv kardiyoloji özellikle merkezlerde icra edildiğinden mesleki tatmin hissi şüphesiz merkezde daha fazladır. Maddi gelir merkez ve perifer arasında genelde hastaneye göre değişmektedir. Bazı yerlerde döner ücretleri ve sözleşmeye göre perifer ilçeler daha iyi alırken bazı yerlerde durum tersinedir. Hasta profili merkez ve perifer arasında bariz farklılık göstermez ancak periferde kırsal kesim nüfusu biraz daha fazladır.

Siz branşınızdan memnun musunuz? Mesleki tatmininize 10 üzerinden kaç verirsiniz? Mesleki tatmini nasıl sağlıyorsunuz?

Branşımdan memnunum fakat periferde tek hekim olarak çalıştığımdan invaziv kardiyolojiye uzak kalıyorum bu yüzden merkezdeki meslektaşlarım kadar mesleki tatmine ulaştığımı söyleyemem. Mesleki tatminimi genelde kalp yetmezliği hastalarını rahatlatarak, hipertansiyon hastalarında tansiyon kontrolünü sağlayarak ve koroner arter hastalarının ve aritmi hastalarının takiplerini ve tedavilerini düzenleyerek sağlıyorum. Bu açıdan baktığımızda mesleki tatminime 10 üzerinden 6 puan veririm.